Sağlık · March 6, 2017 · 0

Türkiye Obezitede Dünya Üçüncüsü

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Uzman Diyetisyen Hülya Geçgel Koç, "Obezite konusunda ABD birinci, İzlanda ikinci, Türkiye ise, üçüncü sırada yer alıyor" dedi.


Koç, İNÜHABER'e yaptığı açıklamada, obezitenin kişinin olması gereken kilonun üzerine çıkması olduğunu söyledi.


Kişinin bazı bölgelerinde yağların birikmesinin obezitenin ilk belirtileri olduğuna değinen Koç, "Obezitenin sağlık açısından çok sakıncaları var. Şeker hastalığı, insülin direnci, kalp-damar rahatsızlıkları, ortopedik sorunlar gibi eklem hastalıklarına neden olabiliyor. Psikolojik birçok sorunlara neden olabiliyor. İnsanlar sosyal çevrede birçok sıkıntı çekebiliyorlar. Kıyafet bulmada sıkıntı çekebiliyorlar" diye konuştu.


Koç, obeziteden korunmak için hem beslenme hem de fiziksel aktivitelere dikkat edilmesi gerektiğine değinerek, "Sağlıklı yaşam tarzını benimsememiz gerekiyor. Bunun içerisinde hareket de var. Günlük 10 bin adım atmak gibi alışkanlıklar edinmek gerekir. Beslenme daha önemli. Yağ kullanımımıza dikkat etmek yağlı yiyeceklerden, abur-cuburlardan uzak durmak gerekir. Ne yiyeceğimizi önceden planlamak obeziteyi önlemek açısından oldukça önemlidir" ifadelerini kullandı.


Türkiye'de yüksek oranda obezite görüldüğünü dile getiren Koç, "Erkeklerde yüzde 20.5 kadınlarda yüzde 41.5 toplamda yüzde 30.3 obezite var. Obezite konusunda çok bilinçli değiliz. Yoksa bu oranlara ulaşılmazdı. Bu konuda yapılacak çok şey var" diye konuştu.


Koç, obezitenin sebeplerine göre önlenmesine yönelik diyet ya da spor gibi uygulamalar yapılması gerektiğini ifade ederek, eğer yapılan uygulamalardan sonuç alınamazsa tıbbi tedavi alınması gerektiğini kaydetti.


Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ülkeleri arasında obezite konusunda bir çalışma olduğunu anımsatan Koç, şöyle konuştu:


"Bu çalışmada obezite konusunda ABD birinci, İzlanda ikinci Türkiye ise üçüncü sırada yer alıyor. Bunun nedeni hareketsiz bir toplum olmamız. Eskiden çok çalışırdık. Tarlalarda ya da farklı alanlarda yürüyorduk. En azından çok fazla araba kullanmıyorduk. Asansör kullanmıyorduk. Yiyecek çeşidimiz de çok arttı ve kalorisi de yükseldi. Yiyeceklerde karbonhidratlardan oluşuyor. Yani yaşam tarzımız ve yeme alışkanlığımız değiştiği için obezite tabi ki kaçınılmaz oldu."


Koç, kendilerine gelen hastaların kilo verdiklerini ama önemli olanın bunu sürdürmek olduğunu dile getirerek, "Malatya'nın kendine özel beslenme şekli var. Daha çok bulgura ve karbonhidrata dayalı. Bunu belki de değiştirmek gerekiyor. " ifadelerini kullandı.


Muhabir: Onur YAVUZ- Hatice YETMEN

Tags

Künye     ·     Hakkımızda     ·     İletişim     ·     Tanıtım Videosu     ·     İnönü İletişim Arşivi     ·