Kan Bağışı ve Kök Hücre Konulu Konferans Düzenlendi

Kampüs · Dec. 26, 2018 · 0

Kan Bağışı ve Kök Hücre Konulu Konferans Düzenlendi

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi’nde Düşlerden Gülüşlere Topluluğu tarafından “Kan Bağışı ve Kök Hücre” konulu konferans düzenlendi. 


Konferansa Türk Kızılay’ı Güneybatı Anadolu Bölge Müdürü Dr. Osman Özgül, Kızılay Kök Hücre Sorumlusu Alparslan Aksoy, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Arzu Akyay, Düşlerden Gülüşlere Topluluğu Danışman Hocası ve İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Çocuk Psikiyatri Ana Bilim Dalı Öğr. Gör. Uzman Psikolog Uygar Salman, Turgut Özal Tıp Fakültesi Öğr. Gör. Önder Uyanık, Düşlerden Gülüşlere Topluluğu Kurucu Başkanı Tarık Emre Erkenekli ve Topluluk Başkanı Can Karakoç katıldı.


Topluluk hakkında bilgi veren Düşlerden Gülüşlere Topluluğu Başkanı Can Karakoç, üç yıldır Leyladan Sonra Projesi’nde görev aldıklarını, ellerinden geldiğince daha fazla çocuğa ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Karakoç, topluluk olarak amaçlarının daha çok dezavantajlı, kronik hastalıkları bulunan ve Sevgi Evleri’ndeki çocukların bulundukları ortamları daha eğlenceli ve yaşanılabilir kılmak olduğunu belirtti.


Kan ve kan testinin tarihi hakkında bilgi veren Türk Kızılay’ı Güneydoğu Anadolu Bölge Müdürü Dr. Osman Özgül, insandan insana ilk kayıtlı kan naklinin 1795’te yapıldığını, 1900’lere gelindiğinde ise bu durumun daha farklı bir boyut aldığını belirtti. İlk kan naklinden sonraki çalışmalarda “A, B, C” denilen üç kan çeşidinin bulunduğunu belirterek konuşmalarına devam eden Özgül, 1983 yılında ilk Kan ve Kan Ürünleri Kanunu’nun Türk Kızılay’ı tarafından oluşturulduğunu, 2004 yılından itibaren ise Dünya Gönüllü Kan Bağışı Günü’nün kutlanmaya başlandığını belirtti.


Özgül, tüm Türkiye’de 1500’ü aşkın kan merkezinin olduğunu ve gönüllü kan bağışının gelişmiş ülkelerde yüzde 5, Türkiye’de ise yüzde 6 olduğunu vurguladı.


Kızılay Kök Hücre Bölge Sorumlusu Alparslan Aksoy konuşmasında, daha önce Sağlık Bakanlığı’na bağlı ulusal bir kemik iliği bankasının olmadığını, ilikleri yurtdışından getirmeye çalıştıklarını söyleyerek 7 Kasım 2013’te Kızılay ve Sağlık Bakanlığı arasında imzalanan protokolle Kemik İliği Bankası’nın kurulduğunu belirtti.


Kök hücre tedavisinin şuan için kemik iliği kanserinde, kalıtsal rahatsızlıklarda sıklıkla kullanıldığını ve ileride kök hücre tedavisinin genişletilmesinin düşünüldüğünü belirten Aksoy, 18-65 yaşları arasındaki sağlıklı bireylerin kan bağışçısı olabileceklerinin altını çizdi.


İnönü Üniversitesinde Pediatrik Hematoloji, Pediatrik Onkoloji Bilim Dalı’nda çalışan Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Arzu Akyay, kemik iliği naklinin nasıl yapıldığı, hangi hastalara nakil yapıldığını, endikasyonları ve kök hücre vericisi olmanın önemi konusunda bilgi verdi.


Kök hücrenin Türkiye ve dünyadaki tarihçesinden bahseden Akyay, Türkiye’de 28 tane pediatrik nakil merkezi, 57 tane de erişkin nakil merkezi olmak üzere toplamda 85 nakil merkezinin bulunduğunu belirterek nakil merkezlerin ve kök hücre vericilerinin artması, TÜRKÖK’ün devreye girmesiyle yıllar içerisinde nakil sayısının arttığını söyledi.


“Bir mucize olarak kök hücre”


Kök hücreleri “mucize” olarak nitelendiren Akyay, her türlü hücreye dönüşebilen ve bırakıldığında sonsuz bölünebilme kapasitesi olduğunu belirttiği kök hücrelerin vücudumuzun hemen hemen her yerinde olduklarını ama sınırlı kapasitede olup belli bir kontrol altında tutulduklarını ve ihtiyaç halinde yeni hücrelerin oluşturulabildiğini söyledi.


Kök hücre kaynaklarının, kemik iliği, Periferik kan ve kordon kanı olduğunu ifade eden Akyay, kök hücre tedavisinde kan grubu uyumunun şart olmadığını fakat doku uyumunun son derece önemli olduğunu belirtti.


Akyay, kök hücre naklinde kardeşten uyumun anne babaya göre çok yüksek olduğunu ve bu uyumun  yüzde 25 civarında olduğunu, anne-baba uyumunun ise yüzde 1-2 olup çok düşük olduğunu vurguladı. Aile içi uyum verecek kimse yoksa mutlaka akraba taraması yapılması gerektiğini vurgulayan Akyay, akraba dışı taramada verici sayısı arttıkça uyum oranında arttığına değindi.


“Bir insana verebileceğimiz en büyük hediye hayattır.”


Akyay “ Organ bağışı da aslında bir hayat bağışlama ama kök hücre bağışı çok daha farklı. Organ bağışladığınızda sizin organınızı çıkartıp bir başkasına takıyorlar siz bir şeyinizden eksiliyorsunuz ama kök hücre verdiğinizde hiçbir şeyinizden eksilmiyorsunuz, çünkü kök hücreleriniz yenilenebilir bir kapasiteye sahip, kendi hücrelerini tekrar oluşturabiliyorlar ve böylece bir kişiye tekrardan bir hayat bağışlamış oluyorsunuz.” diyerek konuşmasını tamamladı.


Düşlerden Gülüşlere Topluluğu tarafından konuşmacılara hediye ve plaket takdim edildi.


Haber: Elif TİLBAÇ- Elif ÇELİK


Tags

Künye     ·     Hakkımızda     ·     İletişim     ·     Tanıtım Videosu     ·     İnönü İletişim Arşivi     ·