“Karşılaştığımız En Büyük Sorun İnsanlar”

Kampüs · May 7, 2019 · 0

“Karşılaştığımız En Büyük Sorun İnsanlar”

İnönü Üniversitesi Hoca Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda Engelsiz İnönü Topluluğu ve Engelsiz İnönü Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen, Engelsiz Müzik ve Söyleşi programının misafiri, 7 yaşında genetik kas zayıflığı hastalığı: Duchenne Muskular Distrofi (DMD) teşhisi konulan ve 12 yaşından itibaren hayatını tekerlekli sandalyeyle devam ettiren Fırat Üniversitesi Biyomühendislik yüksek lisans öğrencisi Erhan Karaman oldu.

 

Erhan Karaman’ın konuşmacı olarak katıldığı programa, Beyazay Derneği Başkan Vekili Kazım Aydoğan, Engelsiz İnönü Koordinatör Yardımcısı Orhan Şahin, Erhan Karaman’ın ailesi ve öğrenciler katıldı.

 

Konuşmasına hayat hikayesini anlatarak başlayan Karaman şunları söyledi:

 

 12 yaşımda artık bütün gücümü kaybetmeye başladığımı hissediyordum. Yaşım arttıkça daha çok zorlanmaya başladım. 800 metre mesafelik bir okula gidiyordum. 800 metreyi bir saatte yürüyordum ve yürürken durmadan düşüyordum. Tekerlekli sandalye benim için çok zor bir şey değildi çünkü tekerlekli sandalyeye oturduğumda artık düşmeyeceğimi biliyordum. Böyle bir güzelliği de vardı. Ben hayata hep güzel yönleriyle bakmaya çalıştım. Tekerlekli sandalyeyi de bu yüzden çok sevdim. Tekerlekli sandalyeye oturduğumda ortaokul 8. sınıftaydım. Biraz başarılı bir öğrenciydim o zamanlar arkadaşlarımla olimpiyatlara falan katılıyordum, bizi yarışmalara sokuyorlardı. Benim tekerlekli sandalyeli olarak çok zorlanacağım dediğim yaşlar o dönemlerdi. Sonrasında güzel bir Anadolu Lisesi kazandım. Anadolu lisemizde tekerlekli sandalye yeri yoktu. Asansör de yoktu. Benim ilk defa kendimi engelli hissettiğim an o dönemler oldu. Sonra okul müdürüm beni bırakmadı. Bu öğrenci benim öğrencimdir, öğrencimi bu okuldan alamazsınız demişti ve ben o gün gerçekten ‘Evet ben de normal bir öğrenci, bir vatandaşım. Ben de değerliyim’ diye düşündüm ve o gün kendime bir söz verdim: ‘Kendimi toparlayacağım ve hayata yeniden başlayacağım’ dedim.”

 

2013 yılında ilk şiir kitabı olan Savaşk’ı, 2017 yılında ise “Ne Şiir Şeysin Sen” adlı kitabını çıkaran Karaman, memur olarak görev yaptığı okuldaki müdürüne ve çalışma arkadaşlarına bağlama ve gitar dersleri verdiğini söyledi.

 

Hayata karşı hiçbir zaman karamsar olmadığını ve içinde bulunduğu durumdan dolayı her zaman şükreden bir insan olduğunu söyleyen Karaman “Şükürler olsun ben gerçekten mutlu olduğumu hissediyorum. Bu hayattan zevk almayı bilirseniz, dünya gerçekten de o kadar ciddi bir ortam değil. Engelli olmak bir cinsiyet gibi bence: kadın, erkek ve engelli. Çünkü bizler sevemez gibi hissediliyoruz. Bize bakılınca hissedilen ilk şey: “Bu çocuk hayatını nasıl devam ettiriyor, vah vah!” düşüncesi oluyor. Bize bakılınca: “Bu çocuk ne olmak istiyor, bu çocuk neler yapabilir?” Kimse böyle şeyler düşünmüyor ne yazık ki! Keşke düşünseler, çünkü bizler de bir şeyler yapmak istiyoruz ve gerçekten siz bunları kabul ettiğinizde benim gibi binlerce Erhan da bunları yapmak isteyip ortaya çıkacak çünkü bizler gizleniyoruz, bizler çekiniyoruz. Sizin aranızdan geçerken bile insanların farklı bakışlarına maruz kalıyoruz.” dedi.

 

İnsanların engellilere karşı duyarsız olduğunu ve engelli insanların yaşadığı ortamda birçok zorlukla karşı karşıya geldiğini ifade eden Karaman, dinleyenlere engelli insanların toplumda farklı görülmemesi için tavsiyelerde bulunarak şunları söyledi:

 

“Benim sizden tek isteğim bizi gerçekten kazanın. En basitinden bazen rampalar görüyorum, önünde saksı var ve ben oradan gidemiyorum. Rampa verilmiş kapı yok camekân kapalı. ‘Abi ben buradan nasıl çıkacağım?’ diyorum ‘Biz düşünemedik.’ diyor. Bizim gibi insanlar dışarı çıkmıyor. Çünkü sizin bakışlarınızdan korkuyoruz. Biz genelde insanlara yük gibi görünüyoruz. Benim öyle güzel arkadaşlarım oldu ki ‘bir yere gidelim mi?’ demiyorlardı. ‘Aşağıya in biz geliyoruz seni almaya’ diyorlardı. ‘Orada merdiven var biz orayı nasıl çıkacağız?’ dediğimde ‘Allah büyük’ diyen arkadaşlarım vardı. Çok da zor olmadı hiçbir şey. Biz insanlar biraz nankörüz aslında çünkü küçük şeyleri sorun ediyoruz, küçük problemlerimiz var onları büyütüyoruz. Hayat gerçekten bu kadar ciddi değil. Bunu hayatınıza bir hastalık girdiğinde anlıyorsunuz. İnşallah siz bunu erkenden sezersiniz. Üzüldüğünüz şeyler, kırıldığınız şeyler bu kadar basit olmamalı diye düşünüyorum. Ben sizden daha iyi yürüyorum çünkü yürümek sizin için bir refleks. Ben gözlerimi kapattığımda yürüyebiliyorum. Bütün hareketleri biliyorum ama siz yürüdüğünüzün farkında değilsiniz. Siz şükretmiyorsunuz. Ben oturduğum halde şükrediyorum çünkü ben yürümeyi biliyorum. Yerinizde olmak isteyen binlerce arkadaşım var. Sizlerden tek bir ricam var gerçekten bizi kazanmanız.”

 

Karaman konuşmasının ardından dinleyicilere gitar çalarak kendi bestelediği şarkıları söyledi.

 

Engelsiz İnönü Topluluğu Başkanı Fahriye Emine Memilli, program hakkında konuşarak şunları söyledi:

 

“Topluluk olarak sürekli özel bireylerle bir araya geliyoruz. Bu programda da misafirimiz Elazığ’dan Erhan Karaman oldu. Kendisiyle güzel bir gün geçirdik. Erhan Karaman’a bizi kırmayıp geldiği için sonsuz teşekkür ediyor ve tekrar bir araya gelmeyi ümit ediyoruz.”

 

Program Erhan Karaman’ın kitaplarını imzalamasıyla son buldu.

 

Haber: Nisa Badem


Tags

Künye     ·     Hakkımızda     ·     İletişim     ·     Tanıtım Videosu     ·     İnönü İletişim Arşivi     ·