Sağlık · Feb. 27, 2017 · 0

"Türkiye'de 3,5 Milyon Civarında Astım Hastası Var"

İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Talat Kılıç, "Dünyada yaklaşık 300 milyon astımlı hasta mevcut. Türkiye'de ise bu rakam 3,5 milyon civarındadır” dedi.


Doç. Dr. Kılıç, İNÜHABER’e yaptığı açıklamada, astım hastalığının ataklar halinde hava yollarının darlığıyla seyreden kronik ve mikrobik olmayan bir iltihabi akciğer hastalığı olduğunu söyledi.


Hastaların kendilerine nefes darlığı, hırıltı ve hışıltı şikayetleriyle geldiğini belirten Kılıç, hastaya solunum fonksiyon testleri uyguladıklarını test sonuçlarına göre astım hastalığı olup olmadığına klinikle beraber karar verdiklerini kaydetti.


Doç. Dr. Kılıç, özellikle c, e ve d vitaminleriyle eksik beslenen çocuklarda astım hastalığının daha yaygın görüldüğüne dair çalışmalar olduğuna değinerek, "Dolayısıyla astım hastalarının bu vitaminlerden içeriği yoğun olan besinlerle beslenmesi gerekiyor. Tabi herhangi bir gıda alerjisi varsa bu gıdalardan da uzak durmaları gerekiyor. Astımla gıda birlikteliği çok önemlidir" diye konuştu.


Astım hastalığının kalıtsal olduğunu dile getiren Kılıç, "Milattan önce 400 yılında Hipokrat astımın kalıtsal olduğundan bahseder. Daha sonra özellikle 1990’lı yıllardan sonra hastalığın genetik yönünün olduğuna dair pek çok çalışma var. Anne veya babasında astım olmayan bir çocukta astım gelişme ihtimali yüzde 6 iken anne veya babanın herhangi birinde astım var ise bu çocukta astım gelişme ihtimali yüzde 20-25'lere kadar çıkmaktadır. Ancak anne ve babasında yani her ikisinde de astım hastalığı var ise bu oran yüzde 60-70'lere kadar çıkabiliyor" ifadelerini kullandı.


“Astım hastaları ilaçlarını düzenli kullanmalı”


Doç. Dr. Kılıç, astım hastalarının ilaçlarını düzenli kullanmaları gerektiğini ifade ederek, "Bir astım hastası düzenli ilaçlarını kullanırsa, kontrolüne düzenli gelirse, bilinen bir alerji varlığından kendisini korursa sağlıklı bir şekilde hayatını yaşayabilir" dedi.


Astım hastalarına genelde nefes yoluyla alınan ilaçları önerdiklerini kaydeden Kılıç, şöyle konuştu:


"Pek çok hastamız maalesef bunları ilaç olarak görmüyor. Hastalarımızın genellikle ilaçtan kastettikleri hap, şurup şeklinde oluyor. Ama bizim ilaçlarımız nefes yoluyla alınan ilaçlardır. Hatta bunlara halk arasında fısfıs da deniliyor. Bu ilaçlar astım hastalığı için çok elzemdir. Haptan, şuruptan, iğneden çok daha etkilidir. Çünkü nefes yoluyla alındığı için direkt akciğerlere gidiyor."


Kılıç, astım ve KOAH hastalıklarının şikayetlerinin birbirine benzediğini ifade ederek, şunları kaydetti:


"Astım ve KOAH hastalığının birlikte olduğu hastalarımızda olabiliyor. Astım hastalığı düzenli olarak tedavi edilmezse kalıcı hava yolu darlığına neden olmaktadır. Bunun da adı KOAH oluyor. Kontrolsüz bir astım KOAH için önemli bir risk faktörüdür. KOAH gerçekten daha problemli bir hastalıktır. Pek çok KOAH hastası çevresine ‘benim astımım var’ diye


söyledikleri için astımlı hastalarını da endişeye sevk etmektedir. Gelecekte kendilerinin de onlar gibi olacağından korkarlar. Oysaki böyle bir durum söz konusu değildir."


Astım hastalığının yaygın görülen hastalıklardan biri olduğuna değinen Kılıç, "Dünyada yaklaşık 300 milyon, Türkiye'de ise 3,5 milyon civarında astım hastası var. Özellikle çocuk yaş grubunda ülkemizde her 100 kişiden 13 ile 15'inde astım hastalığı görülmektedir. Yetişkinlerde ise bu oran yaklaşık yüzde 5 ile 7 arasında gözüküyor. Bu anlamda baktığımız zaman bu, gerçekten ciddi bir halk sağlığı problemi de oluşturabiliyor. Ancak en güzel tarafı ise bu hastalığın tedavisinin mümkün olmasıdır" şeklinde konuştu.


MUHABİR: Hatice YETMEN-Faruk KÜÇÜK 

Tags

Künye     ·     Hakkımızda     ·     İletişim     ·     Tanıtım Videosu     ·     İnönü İletişim Arşivi     ·